12 Ekim 2011 Çarşamba

Anne kime denir ? Baba kime denir ? :))))))





 *Aynı anda kendi çantasını, çocuğunun çantasını, çocuğunun oyuncak kutusunu, market torbasını, çocuğunun ayakkabısını ve hatta çocuğunu taşıyan; bir yandan da ev anahtarını bulmaya çalışan kişiye ANNE; bilgisayar çantasını karısına vererek sadece oğlunu kucaklayana da BABA denir.

* 5 dakikada duş alıp 10 dakika içinde hem kendisini hem de çocuğunu hazırlayana ANNE; o 15 dakika boyunca gömleğine uygun kazak aramakla uğraştıktan sonra kapının önünde çantasını toparlayan karısına 'daha hazırlanmadın mı?' diye sorana BABA denir.

* Uykusuzluktan süründüğü halde uyumamakta direnen çocuğuna söylenen kişiye ANNE; 'uykusu yok belli, olsa gider yatar zaten' diyene de BABA denir.

* 1 saatte üç çeşit yemek, üstüne de salata hazırlayıp bir yandan da çocuğunu yedirene ANNE; iki tane amerikan servis koyarak 'sofrayı hazırladım' diyene de BABA denir.

* Gecede beş kere kalktığı halde şikayet etmeye hakkı olmayana ANNE; 'dün gece uykum bölündü oğlanın ağlamalarından' diye şikayet edene de BABA denir.


* Çocuğu hastalandığında sabaha kadar başında bekleyene ANNE; işten evi arayarak karısına 'ilaçlarını verdin mi?' diye sorana BABA denir.

* Pazar sabahı havanın güzel olduğunu görüp çocuklarını parka götürmeyi planlayana ANNE; 'bu havada spor yapmalı, siz parka gidin ben koşacağım' diyerek kendini sokağa atana BABA denir.

*üm bunları açık açık yazana ANNE; 'hiç de değil, market torbalarını sana taşıtmıyorum' diyerek duruma son noktayı koyana da BABA denir.
.............veee
*Bu diyalogların sonunda birbirine hala gülümseyenlere da AŞIK denir;)



*Büyüyünce bunlarin hepsini unutana da `cocuk` denir  :))))

26 Ağustos 2011 Cuma

:))

zaman hızla akıp giden birşeymiş bunu büyüyünce daha iyi anladım,eskiden küçükken daha deli toy zamanlarımda , zaman durduğu yerde duruyor daha hızlı daha da hızlı işlesin derdim,sanki zaman bana yetişemezdi de ben ondan hızlıydım :) Yıllar geçti şimdi yaş 30 aslında çok hızlıymış zaman anladım tabi zamanla....oğlum burağıma bakıyorum şimdi göğsümde salyası akarak uyuyan minik bebeğim büyümüş kocaman olmuş 4 yaşına girecek oğlum birkaç gün sonra,3 eylül yaklaştı.Burağıma bakıyorum öyle mutlu oluyorum ki bazen keşke diyorum 20'li yaşlarda erkenden evlenseydim bir sürü çocuğum olsaydı.cnm oğluma baktıkça çocuk sevgim artıyor,çok tatlı bir çocuk oldu burağım bazen yanımda yetişkin olgun bir adam var sanıyorum öyle olgun hareket ediyor ki,çok duygusal hissiyatlı ve ince ağladığımı gördüğünde omuzunu gösteriyor bana anne başını buraya koyabilirsin diyor ,bu öyle tarif edilemez bir his öyle mutluluk dolu bir anki...unutuyorum zaten o anda herşeyi,onun o küçücük omuzu bana dağ gibi bir sığınak oluyor birden ... başım ağrıyor burakcım dediğimde bakıyorum elinde bi yastık getiriyor yerde sürüyerek bana,diyor ki anne yat buraya dinlenirsen belki geçer düşünün baş ağrınız kalırmı dua ediyorum hep herkese karşı böyle duyarlı olsun diye kuzum.Geçen gün somalide ki insanlık dıramını izlerken ağlamaya başladım yanıma geldi ağlıyor musun sen anne dedi :( elini uzatıp elimi tut ama sık anne sık dedi sıkı tut....sonra oturdu yanıma tüm saflığı doğallığı içtenliği ile ,dedim ki tüm zenginliğim bu başka bişey değil ,hayatta hiç birşey evladı kadar mutlu edemiyor insanı....inşallah hiçbir zaman bizi mutsuz etmezler diyorum hep....eeee hep böyle değil tabi bizim bıdık hep sukunet yok yani ,acaib hareketli bir çocuk oğlum ,zaten aşırı hareketli olmasından dolayı kilo alamıyor hiç herşeyin içinde olucak heryerde bir müdahalesi olacak illaki ,koltuk tepeleri koltuk arakaları sandalye üstleri aklınıza gelecek bulunursa kendisi için tehlikeli olacak her yer de burak mutlaka var,bu aralar başkalarına vurmayıda öğrenmiş önüne gelene vuruyor büyük küçük dinelemeden,sadece kıyamadığı tek kişi ege(yeğenim) ona kolay kolay dokunmuyor,ama onun dışında herkese zarar verme modunda,bu huyundan vazgeçirme çabası içindeyiz inşallah başarılı oluruz.3 gün sonra ramazan bayramı 9 günlük tatil süreci yarın başlıyor inşallah oğlumla ve eşimle beraber güzel zamanlar geçiririz Herkese iyi bayramlar şimdiden Tüm günlerimiz bayram sevinciyle geçsin ....sevgiler

5 Temmuz 2011 Salı

günler neden bu kadar çabuk geçiyor ki ?

nerdeyse 1 sene olacakmış bloğa girmediğim,neden derseniz bilmiyorum,miskinlik mi yorgunluk mu yoğunluk mu ihmal mi bilmiyorum .....
7-8 ay önce işten ayrıldım oysa,evdeydim sürekli ama ilk ayrıldığım dönem bocaladım çok orası bi gerçek,bloğa yazı yazamadım sanırım bu sebepten,işten ayrıldım yıllardır aralıksız çalışan biri için birden evde olmak evle ilgilenmek ev düzenine alışmak zor belkide bana zor geldi,ben hareketli olmaya bişeyler yapmaya çalışmaya alışkınım ara vermemişim hiç,sabah 10 da sadece hafta sonları uyanmışım evde kaldığında insan sürekli temzilik yapıyormuş mutfağa kapatıyormuş kendisini bilmiyordum (belkide bende öyle oldu) kış bitmek bilmedi bu sene,bende zaten 2010 sonlarında ayrıldım işten bütün kış evdeydim oğlum da büyüdü artık ev ortamı yetmemeye başlamıştı bir kaç kez oyun gruplarına götürdüm sıkıntısı geçsin diye,sonra avm'ler felan kışı geçirmeye çalıştık yani yazın işten ayrılsaymışım keşke diyorum,yazın yapacak şey çok istediğiniz gibi eğlenip vakit geçirebiliyorsunuz,ama kışın burağın üşütüp hasta olabileceğini düşünerek açıkçası çok ta bişey yapamadım oğlumla.işten ayrılıp eve ilk kapandığım dönemlerde burağıma da garip geldi evde olmam bazen kızıp sen işe git istemiyorum dediği de oldu :) bu arada tatlı yeğenim muhammed ege de büyüdü annem için en azından belli bir süre 2 çocukla birden uğraşmamak kolay oldu,aslında evde olduğum zaman bişeyi fark ettim benim için en uygun olanı kendi işim mesela küçük bir butiğim olsa veya fast food türü bir iş yerim oğluşumuda yanımda götürsem işe beraber eğlensek beraber öğrensek ne güzel olur,ama imkanlar,malesef mümkün değil böle bişey.Evde olmak burağımla anneciğimle yeğenimle olmak çok güzeldi,zor zamanları oldu özellikle iki çocuk birden huysuzluk yapınca ama hayatta herşey geçip gidiyor üstü kapanıyor...sanırım hayatta tek unutlmayan üstü kapatılmayan şey kalp kırıklıkları bi o kapatılmıyor ......
2011inde yarısı bitti zaman çok çabuk geçiyor ,o kadar süre evde kaldım çalışmadım kaç ay geçmiş aradan ,nasıl bu kadar çabuk geçti bitti anlamadım.... Mesela prensim oğlum büyüdü daha bi gelişti kilosu artmadı ama boyu uzadı ,bizimle artık çok güzel cümleler kurarak konuşmaya başladı,yeğenim muhammed egeyi kıskanmasından dolayı çoğu zaman bebek oldu tabi,bebekliğinde emzik kullanmayan oğlum emzik kullanmak istedi zor unutturduk,ama biberonunu çıakrttırdı suluğunuda onları kullanıyor hala,egenin var benimde var diyoru,yere yatıp aynı ege gibi ağlıyor bende bebeğim benide bebek gibi kucağınıza alın diyor,egeyi kundak yapıyoruz diye kendisinide kundak yapmamızı istiyor yani gözü ege de,ege ne yaparsa burak da yapacak,Bu arada yaşıtlarının çoktan başlamış olmasına rağmen oğlum hala bez kullanıyor egenin bezi var benimde var diyor.kesinlikle çişini ve kakasını söylemiyor,denemediğim şey kalmadı,bir ara bu sebepten depresyona girdim karşılıklı inatlaştık oğlumla hiç bir şey kar etmedi hala bez kullanıyor ve bırakmadı ,bu konudan dolayı çok tediriginim,oğlumun anne çişim var kakam var diyeceği günü özlemle bekliyorum...bizde durumlar böyle işte yazmadığım süre boyunca olanlar ile ilgili çok kısa bir özet.şimdilik bu kadar herkese sevgiler
oğluşum ve yeğenimin resimleri