26 Mayıs 2014 Pazartesi

İlk dişimiz düştü :))) 26.05.2014

Dün akşam servisten inip evimize giden dimdik uzun yokuşu tırmanıp biran önce oğluşuma kavuşma heyecanıyla her akşam yaşanan koşturmacanın içindeyken,evde beni bekleyen sürprizden habersizdim .... Sokağımıza girdiğimde oğluşum ordan oraya koştrup duruyordu ,beni görünce her zamanki gibi yapıp koşup saklandı ,bunu yürümeye başladığından beri yapar beni görünce kapı arkası koltuk arkası işte neresi müsaitse oraya saklanır.Bende dakikalarca burağı öpmek için beklerim ,İşte bizim oğlan yine saklanınca oğlum gel , lütfen ,çok özledim öpeyim ,ısrarları içinde saklandığı yerden çıkmayınca içri girdim annem ve teyzem ile sohbet ederken burak yanımıza geldi 1-2 dk durup gitti,sohbetimiz devam ediyorken yine geldi "anne benim dişim çıktı " dedi ...Neee diyerek irkildim annecimmm diye bir çığlık atmışım,hamileyim felan dinlemeden,koşmaya başladım kaçan burağın arkasından Allahımmm evet oğlumun dişi çıkmıştı yoktu bir tane diş,Bir an ne yapacağımı bilemedim daha birgün öncesi pazar kahvaltısında kontrol etmiştik dişini,hatta çok sallandığı için bir deneme yapıp çekmeye çalışsakda bu denemyi ben yapınca başarılı olmamıştık,kıyamadım oğlumu zorlamaya,şöyle hafiften denedim çıkıyor mu diye.Günlerdir o dişin çıkmasını bekliyorduk dişe bakıp duruyorduk acaba ne zaman çıkacak diye.Gitmişti dişi kuzumun ama neredeydi ???Ben garip duygular içinde şaşkın öylece bakıyordum kuzuma ,öptüm kokladım doyamadım yine öptüm o çok sinirlensede (öpülmekten hiç hoşlanmıyoruz) :))
"annecim dişin nerde "
- dosyamda anne
"hemen koştum dosyasını buldum dosyanın içi boş ..... yok diş yok .... :(((( sonra dosyadaki en dip köşedeki deliği fark ediyorum :((( yıkılıyorum
Kuzucuğumun ilk dişi,saklayacağım diş yok düşmüş
-Annecim dişin yok dosyada başka bir yerde olabilir mi ?
-Burakda bakıyor evet diş yok ...üzülüyor kuzumda
-Nasıl oldu annem nasıl düştü dişin diyorum
-"Serviste giderken anne, birden dişim ağzıma düştü bende avucuma tükürdüm baktım dişim bende korktum ağladım ,Bülent abiye (servis şöförü) dişim düştü dedim ... o da boşver kurtulmuşsun işte dedi iyi olmuş dedi (servis şöförü moral veriyor sanırım kuzucuğuma) bende öyle deyince güldüm anne diyor..... sonra dişimi dosyama koydum anne dedi...Okulda da indim dosyamı masya bıraktım ....
-Öğretmenine anlattın mı annecim dişinin düştüğünü
-Hayır anltamadım anne
Susuyorum sarılıyorum kuzuma ,Hiç ayrılmayalım istiyorum,dişi düştüğünde ,morali bozulduğunda ,üzüldüğünde kırıldığında hep yanında olayım istiyorum,En önemli olaylarından birinde yanında olmadığım için üzülüyorum , göz yaşlarıma engel olamıyorum...Kimbilir nasıl bir korku yaşadı ,kendini nasıl yanlız hissetti neler hissetti diyorum ,suçluyorum kendimi birçok şey için ve affetmiyorum ....keşke yanında olabilseydim diyorum ....................
      Burak okula başlamadan öncede aklıma gelirdi burağa dişlerinin düşeceğini nasıl anlatalım bunu korkutmadan nasıl anlatabiliriz diye,Arada bahsettik,dişlerinin düşeceğinden yerine daha güçlü dişlerinin çıkacağından felan , Okula başladığında da arkadaşları imdadımıza yetişti,Kimi arkadaşının dişi sınıfta düştü,kiminin ki evde düştü okula gelip birbilerine dişlerini gösterdiler,sonra burakda da benim dişimde düşcek mi ne zaman düşer soruları başladı ,artık aralarında havalı hissettiren bir konuydu dişin düşmesi :))) böylece konuyu bizim tarafımızından çok çaba harcamadan burak arkadaşlarından görerek öğrenmiş oldu.İşte bu deneyimlerinden dolayı burakcım,serviste düşen dişinden dolayı çok panik yapmamıştı ve olayı doğal karşılamıştı.Dişen düşünün dibinden yenisi gelmeye başlamış bile,Anneannesi teyzeleri babası hepimiz tebrik ettik ve yeni çıkan pirinç dişimize bakıp bakıp  çok beğendik , öpme girişimleri ve istekleri çok olunca bizimkisi sinirlendi :))) Yani ilk dişimizin düşmesinide böylece atlattık , benim güçlü oğlum bundan sonra düşecek çıkacak her türlü dişi havada karada halleder ben eminim ....
Benim dünyalar tatlısı aşkın en güzel hali oğlumun düşen dişini sizde görün madem :)))) sevgiler.




Bu kış kar yağışı bir kez olup yağmur da çok az yağınca mikroplar havada ritim tutturup halay çekerek ilerledi uzunca bir süredir.İşte o halay çeken mikropların başı da çok sevdi bizim evi bu sene ,kışı burda geçiricem abi deyip halaydan koptu ve bizim eve yerleşti sanırım....Biz kabul etmesekde yüzsüz eve yerleştiği ile kalmayıp bizi hastalıktan kırdı geçirdi ... Burağım bu sene yine çok sık hastalandı geçen sene güzel bir kış geçirmiştik çok az hastalanmıştı ,fakat bu sene hem anaokuluna başlaması hemde kışın yağışsız geçmesi nedeni ile kuzucuğum hastalandı sık sık.. Binlerce kez Allaha hamd olsun ki,öyle çözümsüz hastalık değil yaşadıklarımız,Soguk algınlığı ,üstü solunum yolu enfeksiyonları vs.2 hafta önce kışın yağmayan yağmurlar çok şükür baharın gelişi ile geldi ve uzunca bir süre ayrılmadı,Ani hava değişikliği ısının yükselmesi düşmesi,gece gündüz sıcaklıkları arasındaki farklar ile evdeki yüzsüz mikrop,gitmeden şunları bir kez daha hasta yapıp öyle gideyim bari dedi ve oğlumla beni esir aldı ,Bu son darbesi maddi manevi acıydı hakkaten,bunu unutmıcam ,burayada yazıyorum işte :) ...İlk önce Sağlık ocaklarımıza buyurun diyen sevgili büyüklerimizi dinleyerek sağlık ocağına burağı götüren anneciğim artık benim bile bildiğim ilaçlar ile eve geri döndü ...Bir hafta geçmesine rağmen çocuk düzelmeyip artık hiçbir şey yiyememekten mide ağrıları çekmeye başlayıp hatta halsizlikten yürüyememeye de başlayınca ağlaya ağlaya oğlumu,çok sevdiğimiz çocuk doktorumuz Zafer Çapara götürdük.İnsana moral veren muayenesinden sonra kan tahlili istedi ,Kaçınılmaz son .... o tahlil yapılacak :(( Durumu burkişe anlattık ,Cnm elinden kan alınacak diyerek bunun neden gerekli olduğunu vs,çok uzatmadan anlatıp laboratuvara çıktık ....Bizim hassas esas oğlan ben istemiyorum diyerek ağlama moduna girdi ,Her zaman içerde olan suratında sevimsiz bir ifade oturmuş aynı cümleleri tekrarlayan sevimsiz orada da  vardı ve şişşttt abisin sen aaaa erkek adam ağlar mı ,ağlama bakimmm. hiç olurmu abiye yakışır mı diye vıdı vıdı konuşup ,çocuğu öyle tutmayın şöyle yapmayın diyede nasihatlarini sıralarken biz burağı zapteme öpme yalama modundaydık ...Nyse  kuzucuğumun elini kıvrak bir hareket ile kapan hemşire kız , hımmm diyerek damarı bulmuş olmanın zaferiyle batırdı batırdı çocuğumun eline,o sırada bizde burağın kafa tekme vs darbelerini engellemeye çalışıyorduk.Allahtan eşimin kucağındaydı bende olsa zaptedemezdim.Hemşire kız kan alırken yedekdeki sevimsiz Aaaaa aaaaa erkeksin sen aaaaa erkek adam ağlamaz diyerek kendince oğlumu gıcık edip bizi rahatlatmaya çalışıyordu....Çocuklardan kan alanları ayrıca eğitmek lazım diye düşünüyorum ... Kanı aldık benim oğlum susar mı ,hiçbir çocuğun susmayacağı gibi,benimkinin onlardan neyi eksik o da susmadı ve hastane önüne indiğimizde o bizi kovalıyor biz kaçıyorduk önüne ilk denk gelen ben olduğum için sağ bacağımın kaval kemiğine oğlumdan beklemediğim bir güçte tekmeyi yiyince sinirlerimde oturdukları yerden kalktılar ve resmen oğlanla birbirimize girdik :) benim suçum neee diye başlayıp aralıksız çeneye vurup yarım saat sürecek olan konuşmayı ,beyinleri tırmalarcasına 5-10 dk'ya sığdırdım ... Burakçığımızı toparlamamız 1 saatimizi aldı sanırım,Eve döndük ertesi gün tahlil sonuçları için eşim doktorla konuşurken Burağın kansız olduğunu öğrenen eşim telefonda doktora kansızmıymış diyerek cevap verince bizim burak  madem kansızmışım o kadar kanımı aldılar versinler bana kanımı geriiii , niye kanımı alıyorlar kanımı istiyorum gidin alın diye tepinmeye başladı ,İki tüp kan almışlardı az az,beyefendi buna çok kızmış ,bir sürü kanımı almışlar idye söylenip durdu,Zor teskin ettik ama bu kan alma faslıylada şiştik :)...Oğlumun madem kansızmışım versinler bana kanımı geri demeside çok güldürdü beni :)) Sağlıklı günler geçirmeniz dileğiyle ...SEVGİLER

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Burağa bir Kardeş bize yeni bir evlat geliyor :))))

33 yaşındayım , bu yaşıma gelene kadar onca sevgi çeşidi gördüm ,Onca insan tarafından sevildim,onca insan tarafından seviliyormuş gibi göründüm,onca insan tarafından sevilmeyi denendim....Şimdi kim beni gerçekten seviyor kim benim tarafımdan sevilmeyi  hak ediyor çok az yanılma payı bırakarak %100 anladığıma garanti verebilirim.33 Yaşındayım ve sevgisi için herşeyin feda edilebileceği tek kelime ile insanı eritip bitiren bir sevgi varmış ki insanın ömründe,Diğerleride ne ki dedirten,Evlat sevgisiymiş bu ,Kollarını boynuma dolayıp o tatlı öpücüğünü bir kere yanağımda hissettiğimde ağrımı sızımı hüznümü sıkıntımı herşeyimi alıp götüren evladım,Meğer bana hayatın en güzel sevgisini yaşatacakmış ve bu sevgi karşılıklı aynı duygularını içeren  samimi dürüst olacakmış.... içinde sadece sevgi,sadece SEVGİ olacakmış.Anneciğimin ve hemen hemen bütün annelerin söylediği birşey varya, "Anne olunca anlasın evladım" sözü,İşte o öyleymiş,İnsanoğlu hiçbir şeyi yaşamadan anlamıyor ya ,Anne olmadan da anlayamadığım birşeymiş bu sevgi.Nasıl çok kızdığı çok sinirlendiği birini affeder insan derdim ,Mümkün değil derdim ...Yok ama saniyesinde bile unutulduğu zaman oluyormuş :) Gözlerinin içinin her zaman gülmesini istediğim,Her zaman mutlu olsun istediğim evladım iyi ki hayatımızda ve iyi ki biz böyle güzel bir evladın annesi ve babasıyız.Binlerce kez hamd olsun Allaha ....Çocuk yetiştirmek çok zor ve külfetli farkındayım ,Doğdukları günden itibaren bir sürü sıkıntılarıda beraberinde geliyor ,Ama anne baba böyle birşey,Seve seve sıkıntılarla mücadele ediyorsun ve hiç bıktım demiyorsun ,Anlatılmayacak sadece içten hissedilecek bir duygu bu ,İşte Biz bu duyguyu eğer Allah nasib ederse bir kez daha yaşayacağız ve Oğluma bir kardeş gelecek :))) Aslında çocuğun sorumluluğunun fazla olması külfeti ve yükünün ağır olması nedeni ile bir çocuk mantıken en doğrusu gibi geliyor insana,Fakat biz en çokda Burağımın bir kardeşinin olması gerektğini düşündüğümüz için,Hayatta kardeşin varlığının ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu bildiğimiz için ,İyi niyetler ile yola çıktık ve İkinci çocuğumuzun Burağın ilk okul 1.nci sınıfa başladığı zamana  denk gelmesini diledik,Böylece bebek bakımında anneciğimin büyük bir fedakarlık ile yaptığı desteğini alıp oğlumunda okumaya başlama el yazısına alışma sürecini beraber atlatırız diye düşünüyoruz.En başta Allah anneme ve bizlere sağlık sıhhat versin ki evlatlarımıza yetişebilelim diyorum,Bebeğimiz şimdi 17.nci haftasında ve büyüyor Kasım ayının ilk haftası için doğum günü belirlediler 09.11.2014 diyor doktorlarımız doğumu için ... Şimdilik bir problemimiz yok ,
Oğlumada geç söyledik bir kardeşi olacağını ,Doktorun ve bizim ortak fikrimiz 9 aylık sürenin çok uzun olması,çocuklarda zaman kavramının henüz gelişmemiş olması nedeni ile çocuğun kardeşini sabırsızlıkla görmek isteyeceğini düşünerek söylememiştik ve 15.nci haftada Oğlum Burağa ,Hastahaneye bebeğimizin ultrason kontrolü için giderken Burağı bırakacak kimsenin olmaması o gün herkesin işi olması nedeni ile yanımızda hastahaneye götürünce söylemek zorunda kaldık.Yoksa ben 20 hafta geçince söylerdim ama kısmet böyleymiş.Burak bir kardeşi olacağını öğrenince ilk önce çok sevindi mutlu oldu daha sonra kardeş istemiyorum ki ben ,benim kardeşim ege var demeye başladı.Şu anda da kafasında net birşey yok belli...Aman kardeşim canım kardeşim diyor ama ,belli oluyor içinde korkular var,Aniden bir bebek hayatımıza girecek ve hep alışık olduğumuz 3 kişilik ailemiz 4 kişilik olacak ve hayatımızın her anını dolduracak ,Bizim içinde anne baba olarak zor bir süreç olacak bu,İki çocuğun sorumluluğu biri bebek diğeri 6 yaşında ikisni idare etmeye çalışmak sıkıntılı bir süreç olacak ama ,Eşimle iyi bir takım kurarsak bizi kimse yıkamaz bunu biliyoruz.Zaten sevgili eşim burağımızın doğduğu günden bu güne hem burağın bakımı hemde ev işi paylaşımı konusunda beni hiç yanlız bırakmadı ve üzerimdeki yükü hafifletmek için elinden ne geliyorsa fazlası ile yaptı ,Onun için rahatım , sadece o zaman gelsin göreceğiz diyorum artık ve bir bebeğimizin daha olacağının keyfini mutluluğunu huzurunu yaşıyorum heycanla doğacağı günü bekliyorum....Bu arada bebeğimizin cinsiyetini öğrendik bir oğlumuz daha olacakmış :)))
VE Burağım seni çokkkkkk kardeşinide çokkkkkk seviyorum

İsteyen bu yazıyı Kardes Kiskancligi  okuyabilir  ... SEVGİLER 

4 Şubat 2014 Salı

10 numara :)))


 
 
Oğluşum Burkiş geçen akşam eve gittiğimde duvarını gösterdi bana,evde holde, bir duvarı burağa verdik o duvar onun .beğendiği stickerları alıyoruz o duvara yapıştırıyor veya kendi yaptığımız resimleri yapıştrıyor...işte o duvarın önüne götürdü beni,Anne bak yeni bir resim yaptım dedi, ve aşağıdaki remi gösterdi bana :) aşağıdaki resmide aynen şöyle anlattı bana :)) en alttaki toprakmış toprağın üzerinde yeşil çimenler varmış ve orası bir ormanmış ,güneş var mış ve güzel birgünmüş...aslan kral ormanda dolaşıyormuş ve Aslan dolaşırken 10 numara nasıl olurum diye düşünüyormuş :))) veee anneee koparrrrr :))))resimdeki 10 sayısının anlamı buymuş yani .... çok beğendim oğluşumun resmini,çok da başarılı buldum tebrik ettim kendisini öptüm doyamadım bir kaç kez daha öptüm...anneee yaaa yeterrr dedi zor kurtuldu elimden...burağın böyle çok güzel resimleri var sizinle paylaşıcam fırsat buldukça ....
Yazan : Burağı çok seven annesi Betül ....
SEVGİLER


bakalım ne sürpriz resim çizecek :)))

Oğluşumla ayrılmamız çok erken oldu .. dah 2,5 aylık bile değildi ben işe başlamak zorunda kaldım :( düzenli emziremedim ,sabah uynadığında yanında olamadım :( ve bir sürü sıkıntı ...tüm bu sıkıntılar içinde en büyük şansım ve tesellim Anneciğimdi ...oğluma Annemin bakıyor olması en büyük lütuftu ... İşte o zamanlardan bu günlere gelene kadar oğluma onun yanında olduğumu hissettrecek çeşitli şeyler bulmaya çalıştım ,onlardan birisi de sabahları işe giderken oğluma resim çizip bırkamak ,kendisi resimlerden simgelerden anlamaya başladığından beri ki bu 2 yaşından sonraki bir dönemde başladı çoğu sabah yastığının kenarına yatağının yanına resim çizip bırakıyorum,kalp çiziyorum çiçek yıldızlar kuşlar ve oğlumun adını yazıyorum kocaman, sonra baş harfini sayfanın her kenarına dolduruyorum, kocaman B harfleri süslüyor , bazazende kocaman bir harfi çiziyorum kağıda, içine kalpler etrafına çiçekler , Burak bu kağıtları çok seviyor,sabahları uyandığında onu bekleyen bir sürpriz gibi oluyor , bazen kağıtların kenarına küçük bir oyuncak çikolata vs. bırakıyorum ,sabah kalktığında beni görmediği için çok kızmasını da bir nevi biraz engellemiş oluyorum ... o kağıtlardan bırakmayı bir kaç gün üst üste unutursam beni uyarıyor anne kağıt bırakmıyorsun bana artık,sabah uyandığımda bırakır mısın diyor , yazmayı çok seven bir anneye bu zor gelmiyor tabi hele ki bunu isteyen biricik oğlu Burağıysa ...okuma yazma öğrenince daha kalabalık kağıtlar bulacak :) belki yazzdıklarımı okuyabilmek için okumayıda hırs yapacak ): bunu da böyle oyuna dönüştürmeyi düşünmüyor değilim :) :)
Bizim oğluşumla aramızda resimlerin anlamı büyük .... Bize çok kızdığında alıyor eline defteri kalemi resimler çizip getirip önümüze bırakıyor , bunlar ne diye sorduğunuzda anlatmaya başlıyor,bu ağlayan çocuk mutsuz anne , burdaki annesi ona kızmış , bu gördüğün çiçek ,çocuk o çiçeği annesine vermek istiyor ama çok kızgın annesine ,onun için çiçeği vermiyor ...bu tip resimler ile bir nevi bizi cezalandırıyor oğlum ,ama anlattıkları ile zaten o kadar eziliyorum ki ,cezaların en büyüğü gibi geliyor bana ... bazen susarsınız hiçbir şey söylemezsiniz bir mimik bir tavır ile anlatırsınız ya herşeyi ,işte onun gibi birşey bu .... Sonra üzgün gördüğü zaman beni ,bir resim çiziyor minicik elleri ile ...getiriyor o resmi bana ,şimdi güler misin anne diyor yüzün gülsün diye yaptım bu resmi sana ..gülmemek mümkün mü tabi koca bir gülümseme kaplıyor yüzümü ,sonra gel anne buzdolabına yapıştıralım bu resmi diyor,sen üzülünce hep buna bak olur mu ? :) ): tamam diyorum gidip buzdolabına asıyoruz resmi,ama resimler o kdar çok ki,ben çaktırmadan ara ara resimleri alıp saklıyorum yoksa yer kalmaycak buzdolabında :)))
Oğluşum bana birgün durup dururken sordu ... Anne Allah nerde görmek istiyorum bende meşguldüm o an , Allah heryerde oğlum dedim .... bitmedi tabi sorular,nasıl her yerde?yani şimdi burdada mı? ben nerden görücem?neden göremiyoruz ? sorulara bi şekilde cevap vermeye çalıştım ama inanın hazırlıksız yakalanmıştım ve çok zorlandım ...
geçen akşam tam yatmak üzereyiz,dişlerini fırçaladı geldi bizim burkiş :) bende odayı toplamıştım....çekmeceyi açtı keçeli kalemlerini çıkardı (onun için çok değerlidir bu kalemler) birde defter çıkardı defteri açtı koltuğun üstüne koydu yanında keçeli kalemlerini,bende oğlum daha yeni topladım burayı yatıyoruz artık diye söylenmeye başlamıştım ki burkişden şunu duydum "anne bi dakka bunları ben Allaha bırakıyorum , ben uyurken bakalım bana ne resim çizecek sabah kalktığımda bakıcam, senin resimlerine benzicek mi bakalım " demez mi :))) O an bir gülme aldı beni ,eşimi çağırdım beraber güldük ama burak bozuldu buna tabi,neden güldüğümüzü anlamadığı için...oğluşum tamam bırakalım defterini böyle dedim ertesi gün akşam eve geldiğimizde ,defterime bişey çizmemiş Allah dedi , bende Allah resim çizmedi ama o çocukları çok sever , dedim ...bizede çizmedi resim kimseye çizmedi dedim ,sürekli iylik yapmak için biz korumak için bize birşeyler yapıyor dedim ,çok da fazla uzatmadım konuyu ... unutuldu gitti tabi :)
İşte benim sabah bıraktığım resimlerden neler çıkardı bizim yumurcak,müthiş bir hafizaları var ve ne zaman ne yapacaklarını kestiremiyorsunuz ,hayranım şimdiki çocuklara .... ve en çok oğluşuma :)))
sevgiler ....