8 Şubat 2016 Pazartesi

ÇAMURLU BİR ÇANTA VE BİR CESET ..............................................................................................

http://www.mynet.com/haber/yasam/suriyeli-bebek-besinsizlik-ve-soguktan-hayatini-kaybetti-2304450-1

Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, merkez Seyhan İlçesi’ndeki otogarda li bir bebeğin öldüğü ihbarını aldı. Otogara gelen polis, bekleme salonundaki bir koltukta kız bebeğin cesedini buldu.

Sağlık ekiplerine         
haber veren polis, çevrede bulunan bir Suriye vtandaşı aracılığıyla anne Nesrin Berdoş ile konuştu. Bebeğinin yanında oturan ve gözyaşı döken anne Berdoş, Halep’ten yürüyerek Hatay’a, oradan da İstanbul’a gitmek üzere akrabalarıyla Adana’ya otobüsle geldiklerini anlattı.

Babası Suriye’deki iç savaşta hayatını kaybeden Garam bebeği otogara gelen sağlık ekipleri, koltuktan alarak ambulansa götürdü.
Suriye'den yürüyerek Hatay'a gelen ailenin yanında getirdiği çantanın üzerindeki çamur dikkat çekti

Adana Adli Tıp Kurumu’na götürülen Garam bebeğin ilk belirlemelere göre besin yetersizliği ve soğuğa bağlı olarak yaşamını yitirdiği öğrenildi.
       Size güzel konulardan bahsetmek büyümeye çalışan 1 yaşındaki oğlumdan ve 2.nci sınıfta okuyan derslerinde gayet başarılı olan büyük oğlumdan , bazen ne kadar kızsamda ne kadar çabuk affettiğim insanlardan,iş hayatımdan ,ev hayatımızdan ,evimizdeki iki küçük yürekle paylaştıklarımızdan bahsetmeyi ne kadar çok isterdim bugün vaktimde var yazabilirdim zamanım bol ama yapamıyorum okuduğum haberden ve haberlerden dolayı yapamıyorum malesef size yazacağım güzel konular yok ....malesef yok......
       Çok uzun zamandan beri gözlerimi rahat kapatamıyorum,hergün artarak büyüyen ve beni kahreden öldürüp bitiren bu haberler gözümün önünde....
       Şimdi düşünün farklı bir ülkedesiniz üstünüzde bir kat incecik kıyafet hava soğuk, bir bankta oturuyorsunuz ve yanınızda bir bebek cesedi.....evladınız var orada ,sessizce duruyor yanınızda......bir daha hiç size seslenemeyecek ve bir daha acıktığı ve üşüdüğü için ağlayamayacak bir bebek.... bombalardan kaçırırken o küçücük bebeği kıymetlinizi,yemeklerin çöplere atıldığı kalın kalın montların dolaplarda 2şer 3er biriktiği israfın diz boyu yaşandığı bir ülkede açlıktan ve soğuktan öldüreceksiniz :( yanınızda çamurlu bir çanta ve bir ceset .....Bebeğin annesinin yüzüne baktığınızda siz ne görüyorsunuz bilmiyorum ama ben en çok yitiklik tükenmişlik görüyorum ölesiye mutsuzluk umutsuzluk ölesiye can acısı ve ölen evladının cesedinin başında ağlayıp feryat figan edemeyecek kadar yorgun güçsüz düşmüş artık herşeyini yitirmiş ve etrafında olan hiçbir şeyi hissedemeyen bir anne görüyorum .....Ne var sizce çamur içinde kalmış halepten hataya kucağında çocukla yürüyerek incecik kıyafetleri ile bu karda kışta soğukta gelen o annenin çantasında ne var sizce ? o çanta kadar bile umutları kalmayan  annenin çantasında emin olun ilk önce çocuları için birşeyler vardır , o bebek insanlığımdan utandırıyor beni...o bebek ve kıyıya vuran onlarca bebek kadın erkek cesedi,bile bile ölüme gönderseler sizi gider misiniz ? gidiyorlar çaresizce gidiyorlar .... Başımıza bir bela bir musibet geldikten sonra mı karşımızdaki insanların ne yaşadığını anlayacağız illa yanmalı mı canımız ,savaşlarda ölen mazlum savunmasız çaresiz halkın dünya üzerindeki tüm insanlıktan soracak hesabı var , o bebeğin savaşta ölen babası bir yerlerde bizi görüyorsa eğer açlıktan her haykırışında bebeğinin soğuktan her titreyişinde bize lanet etti bunu bilelim ..... Acı veriyor bana herşey keyfim hiç yok ,etrafımda olan saçma sapan hiçbir şey hiçbir kimse umurumda değil , aklım suriyede filistinde türkmenistanda mısırda ırakda diyarbakırda pek çok yerde ve müslüman kardeşlerimde,Müslümanların içerisine fitne sokarak birbirlerine düşüren , iç karışıklık çıkarıp birbirilerini öldürmeye başladıklarını gördükten sonra,ellerini oğuşturarak bu manzarının keyfini çıkaran zalimlerin elbette hesabını yaradan soracak ve dilerim tez zamanda sorar .Ama asıl olan ney biliyor musunuz kalplerimizi sağırlaştırmayalım nolur,Ülkelerinden kaçıp evlerini arkadaşlarını akrabalarını sevdiklerini mesleklerini eşlerini anne babalarını kardeşlerini yani hayatlarını bırakıp kaçan ve bazen sadece gülümsememizin bile yeteceği aciz durumdaki bu insanların yerine kendimizi koyup ne hissetiklerini anlamaya çalışalım nolur,birgün hayatımızı elimizden alıp git derlerse gidecek yerimiz olmayacak bunuda bilelim,geçen gün bir abi ile konuşurken ,sınırda 30 bin suriyeli bekliyormuş onlarda ülkeye girecek dedim ,bana şu cevabı verdi ,onlar gelsinler biz gidecek durumda olmayalım ve o durumda olan biz olmadığımız için şükür edelim dedi ,bu karşılıklı bir imtihan,onların ve bizim imtihanımız dedi ,Doğru çok doğru......madem bu dünya keyif yeri değil kıymetini bilelim Allahın bize yaşattığı güzelliklerin ve çok şükür edelim,Burağa (oğlum) çok küçük yaşta başladım şükür etmenin nasıl birşey olduğu ve önemini anlatmaya ,şimdi bazen bir konuda mızmızlanıp söylendiğimde o beni uyarıyor ve hatırlatıyor hamd olsun ki bunu yapıyor ve bir ömür boyuda yapar inşallah,Çocuklarımıza en başta Allaha teşekkür etmeyi şükür etmeyi öğretelim nolur,Gün gelip üstü çamurlu bir çanta ve bir cesetle bir bankta,aciz çaresiz kalıp aklımızı şuurumuzu yitirmemek için müslüman kardeşlerimizin çektiklerini çekmemek ve çeken kardeşlerimizide bu durumdan kurtarmak için birbirimizin hataları ile uğraşıp boş işler için saatlerimizi harcayacağımıza iyi evatlar yetiştirip kendimizi iyi yetiştirmeye devam edelim ,ve n'lur acının dili olmaz acıyı yaşayan bilir ,sıkıntı çeken tüm müslüman kardeşlerimize yardım edelim,bir gün gidecek yerimiz hiç olmayabilir unutmayalım.......